Toka (saraya giden yol)


Artene sarayına giden tek bir yol vardı ve Haldeni bu yolda yalnızdı. Göz alabildiğine uzanan yol, hiçbir yere sapmadan, inmeden, çıkmadan ve daralıp açılmadan doğruca sarayın dillere destan olmuş bahçesine gider, sonra o bahçede bölünüp parçalanırdı. Parçalardan her biri de, farklı bir saray kapısında son bulurdu.
Yolun iki yanında, Artene tarihinin suskun tanıkları sıralanırdı ve Haldeni onları her görüşünde içine davetsiz bir misafir gibi arsızca yerleşen öfkesiyle baş başa kalırdı. Ama bugün öfkesi bir köşeye ilişip kalmamış, sanki bütün ruhunu ele geçirmişti. Hem de, engel tanımayan hırsı ile iş birliği yaparak.

Yolun iki yanındaki heykeller Artene sanatının diğer örneklerine hiç benzemezlerdi. Zaten Artene sanatı denilince akıllara gelen üç şey vardı: Takı, bahçe düzenlemesi ve kraliyet korosu. Haldeni için bunların en önemlisi takı sanatıydı, kendisi de o sanatın yeri doldurulamaz tek ustası. Ve elbette bu sadece kendisinin değil, tüm Artene halkının ortak yargısı olmalıydı. Tabii Barkan yok sayılabilirse.

Bu kadar huzursuz bir varlığın kollarında saraya götürülen kolye ahalisi ise, varoldukları andan beri söylenceleriyle büyüdükleri heykellere dalıp gitmişlerdi. O heykeller, Samirina, babası, iki ablası ve diğer asillerin atalarına aitti. Öyle olması gerekiyordu çünkü bu alemde heykellere sadece onlar benziyordu. En azından bir yarılarıyla.   

Artene efsanelerine göre, suyun bittiği yerde yaşayanlar çok uzun bir zaman önce suya dönmüş ve o eşsiz dehalarıyla Artene ülkesini kurmuşlardı.  Onların soyundan gelenler yönetmişti bu ülkeyi. İşte Haldeni’nin sinirlerini bu kadar bozan şey de, Barkan’ın  onlardan biri olmasıydı. Ve Barkan, sadece asil soydan biri olmakla kalmıyor, aynı zamanda yeteneği, inadı ve zekasıyla Haldeni’nin asla ulaşamayacağı yerlerin tek adayı gibi duruyordu.

Aslında o yerler Barkan için elini uzattığında dokunabileceği kadar yakındı. ancak bu yetenekli genç kendisine çok farklı bir yol seçmişti. O güne kadar, şanda şerefte gösterişte ve güzellikte kullanmaları dışında, hiçbir şekilde takı sanatıyla ilgilenmeyen soyunun içinden çıkmış ve babasının karşısına dikilip, Haldeni’nin yanında bir takı sanatçısı olarak eğitilmek istediğini söylemişti. Tabii bu karardan Haldeni’nin haberi yoktu. Olduğunda da hayır demeye ne cesareti vardı, ne de isteği.

Haldeni için Barkan, bir süre sonra bu şımarık hevesinden vazgeçecek bir çocuktu. Hem onunla birlikte çalışması, kendisine ilerisi için faydalı olabilirdi. Her ne kadar kralın ailesinden olmasa da, Barkan, Artene ülkesinin sayılı ailelerinden birinin üyesiydi ve prenses Samirina’nın taa bebekliğinden beri arkadaşıydı. Hatta son zamanlarda çok iyi arkadaşı! Ve o tokayı arkadaşına sunduğunda, sarayın baş takı tasarımcısı Haldeni’nin ustalığı, artık sorgusuz kabul edilen tekliğini korumakta çok zorlanırdı.

Aklından geçenler derisine vurdukça, Haldeni önce kızarmaya, sonra da yavaş yavaş yeşermeye başladı. Bu durum böyle devam ederse saraya vardığında, nedenlerini asla açıklayamayacağı bir renk cümbüşünün içinde bulacaktı kendini. Öfkesine son vermesi gerekiyordu, hem de hemen!

Sarayın mercan kuleleri karşısında belirginleşip büyümeye başladığında, Haldeni içini kemiren sorunun geçici çözümünü buldu. Barkan’ı ikna etmesi gerekiyordu. o tokayı vermek için, büyük ziyaret bitene kadar Barkan beklemeliydi. Evet, işte çözüm bu kadar basitti. Büyük ziyaretin getireceği heyecan, telaş ve kim bilir daha nelerin arasında, tokanın bir şekilde icabına bakardı nasıl olsa. Hatta belki, Barkan’ı toka üzerinde bazı değişiklikler yapması için teşvik edip, sonra da kendi elleriyle sunardı Samirina’ya. O zaman hevesli yardımcısının bu ilk deneyimi, ustasının dokunuşlarıyla değer kazanmış olurdu ve.. ve sonrasını da sonra düşünürdü.

Büyük ziyareti düşündüğünde Haldeni’nin rengi mutlu mavisine dönüştü. Yıllardır beklenen bu ziyaretin, kendisine sağlayacağı yararları içinden sıralamaya başladığında ise, artık Barkan ve tokası küçük bir ayrıntı halini almıştı. Kollarında merak, heyecan ve huşu içinde titreyen kolyeye bir çeki düzen vererek, kendisini hazine bölümünün kapısına götürecek yola saptı.


Devam edecek..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder